ANESTEZİ & SEDASYON

Diş koltuğundan korkuyor musunuz? Yetişkin veya çocuklar için sedasyon ve anestezi birimimizle hizmetinizdeyiz.  

Anestezi ve Çocuk Cerrahisi alanında 30 yılı aşan tecrübesiyle Dr.Osman Nuri Büyüker'in kontrolünde tedavi ihtiyacına uygun anestezi ve sedasyon teknikleri tam teşekküllü Anestezi ünitemizde sizlerin konforu için hizmetinizde. Detaylı bir ön bilgilendirme almak için ücretsiz bir randevu alabilirsiniz.

Holident Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak uzman hekim kadrosumuzla ve tam donanımlı alt yapımızla ağız ve diş sağlığına yönelik modern tıbbın izin verdiği tüm yöntemleri uygulamayı hedefliyoruz. Bu bakış açısıyla Genel Anestezi ve Sedasyon birimimizi siz değerli Fethiyelilerin hizmetine sunuyoruz. 

Çocuk ya da yetişkin, diş koltuğuna oturmakla ilgili endişeleri olan tüm hastalarımız için Genel Anestezi ve Re-Animasyon Uzmanı ve aynı zamanda Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr.Osman Nuri Büyüker Anestezi birimimizin başında görev alıyor.

Basit bir dolgu ya da tam diş eksikliğine çözüm olacak implant tedavileri için tedaviye uygun dozda sedasyon ve genel anestezi uygulanabilir.

Süreç nasıl ilerliyor?

Diş Hekiminiz tarafından tedavi planınız yapıldıktan sonra siz kendinizi hazır hissettiğinizde Holident Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'ne gelirsiniz ve tedavi öncesinde tedavinize uygun sedasyon veya genel anestezi ekibi sizi karşılar. 

Tedavi boyunca diş hekiminizle birlikte Anestezi ve Re-Animasyon uzmanı ve teknisyenimiz nabızdan kan şekerinize tüm verileri takip eder. 

Tedavi sonrası anestezinin etkilerinin geçmesini beklemek üzere müşahade odasında istirahata alınırsınız. Bu süreçte de doktorunuz ve hemşirenizin kontrolü altında dinlenirsiniz. 

Sedasyonun etkileri

Tedavi süresince korku ve anksiyete hissedilmez.

Tedavi süreci büyük ölçüde hatırlanmaz.

Zaman kavramı ortadan kalkar. 

Hastalar tüm geçen süreyi bir kaç

dakika olarak hatırlar.

Ses ve kokulara yönelik hisler zayıflar. 

Freze seslerinin yerini tercih ettiğiniz müzik sesi alır.

ANESTEZİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Düşük sedasyon 

Hastada uyku hali oluşturur ve hastayı rahatlatır. 

 

Bilinçli  sedasyon

Derin sedasyonun daha hafif şekli olup cerrahi işlem süresince hasta hekimle iletişim içerisindedir..

 

Derin sedasyon 

Bilinç açıktır ancak hasta tedavi sürecini büyük ölçüde hatırlamaz.

 

Genel Anestezi

Tam uyku halidir. Operasyon sonrası hasta anestezi ilaçları kesilerek hasta uyandırılır ve müşahadeye alınır. 

Dr.Osman Nuri Büyüker'e sorun: 

IV SEDASYONDA ACI HİSSEDER MİYİM?

Çoğu hasta diş tedavisi sırasında herhangi bir rahatsızlık hissetmez ve operasyon sonrası korkuyu aşma dolayısıyla çok daha iyi hissettiklerini ifade eder.

 

SEDASYON ALTINDA DİŞ TEDAVİSİ NEDİR?
Bazen “uyku altında diş tedavisi” olarak adlandırılan yöntem, hastaların diş prosedürleri sırasında rahatlamalarına ve rahat hissetmelerine yardımcı olmak için ilaç kullanılan tedavi tipidir. 

 

TEDAVİYİ HATIRLAYACAK MIYIM?

Hastaların çoğunda diş tedavisi süreciyle ilgili anı hiç veya çok az denecek seviyede vardır. Bu, hastaların IV sedasyon diş hekimliğini sevmesinin önemli nedenlerinden biridir.

KORKULARIMIZIN KAYNAĞI YAŞADIĞIMIZ ACILAR

Dış uyaranlar sonucu oluşan korku sevinç üzüntü, öfke, ya da dış uyaran olmaksızın bunları çağrıştıran belirsizlik hali nedeniyle duyulan anksiyete (sıkıntı)  geçmiş yaşadığımız tecrübelerden kaynaklanır. Geçirdiğimiz fiziksel ya da emosyonel travmalar o gün acı,ve üzüntü olarak bilinçaltımızda kodlanırken bunu çağrıştıran olaylar veya belirsizlik halleri,anksiyete ve korku şartlı reflekslerini ortaya çıkarmaktadır.

 

EKSİK YA DA HATALI BİLGİ KORKU YARATIR.

Korkuya kaynak olarak bilinçaltımızdaki uyaranın aşırı ve süreklilik kazanması bazı abartılı ve anlamsız korku takıntılarına neden olabilir. Bugün tüm dünyayı kasıp kavuran Corona virüsiyle ilgili bilgisizlik hali ilk etapta korkuya ardından korkudan kaynaklı paniğe yol açarak insanların toplu halde göç etmeleri yoluyla salgının büyümesine sebebiyet vermiştir.

Eksik bilgilendirmeye ilave olarak yanlış bilgilendirme de yanlış kodlanan korkulara örnek teşvik eder. Klasik bir hikaye olarak 1 yıl yapılan askerlik 40 sene nasıl anlatılıyorsa bazı hastaların belki basit bir diş tedavisini travmatik bir şekilde arkadaşlarına ve belki de çocukların da bulunduğu bir ortamda ailesine anlatması dinleyenler gözünde efsaneleşir ve yanlış kodlamaya bağlı korkuların temellerini atar. Oysa çok daha ağır operasyonların yaşandığı kalp, beyin gibi anestezi altındaki ameliyatlarda anestezi dolayısıyla bu tip deneyimler yaşanmadığı için yanlış kodlamalara sebebiyet verecek anılar oluşmaz. Günümüzde “dişçi korkusu” diye adlandırılan bir korku varken “beyin cerrahı korkusu” diye bir sınıflandırmanın olmamasının sebeplerinden biri de budur. 

 

KORKU TEDAVİYİ ERTELER Mİ?

Korkunun kendisi tansiyonu ve şekeri yükselterek operasyon sırasında kanamayı artırması, olası başka korku ve takıntılara neden olması dışında beyaz önlük korkusu iğne korkusu, beyaz önlük korkusu, klostrofobi gibi bir çok farklı sınıfta yer alan korku birçok hastanın tedavi şansına engel olmaktadır ve hastaların yaşam standartlarını olumsuz etkilemektedir.  Bu sınıfta yer alan hastaların önemli bir kısmı da diş hastalarıdır. Bu yüzden diş hastalarında korku takıntısına karşı SEDASYON, ağır travma etkisini kaldırmak için SEDO-ANESTEZİ, operasyonun ihtiyacına göre gereğinde tam bilinç kaybı sağlamak ve hasta güvenliği için GENEL ANESTEZİ ve lokal, rejyonel anestezi teknikleri ile, çağdaş anestezinin bütün unsurlarını içeren KOMBİNE ANESTEZİ tekniklerinin uygulanması büyük önem arzetmektedir.

 

NEDEN EN ÇOK DİŞ HEKİMİNDEN KORKARIZ?

İnsanlar doktordan da korkar ama dişçi korkusu hepimizin bildiği bir fenomen olarak öne çıkar. 7 yaş ve altındaki çocuklarda diş tedavisinde, lokal anestezi ile herhangi bir girişim gerek enjeksiyon gerekse işlem sırasındaki hissedilen derin duyumlar nedeniyle tolare edilebilir bir travma değildir. Bu yüzden en basitinden en ağırına diğer tıbbi işlemler anestezi şartlarını yerine getiren bir hastahanede genel anestezi altında yapıldığında çocukların tedavi esnasında maruz kalacağı en ağır travma yalnızca bir kaç saniyelik enjeksiyon ağrısı olmaktadır. Sonuçta her insanda bir appendiks ve bir safra kesesi vardır ancak herkes bunlar için mutlak ameliyat olmaz. Ama her insanda süt dişlerini de hesaba katarsanız 40 tan fazla diş vardır ve en basitinden bir dolgu veya bir çekim ihtiyacı halinde hemen herkes çocuk yaşlarda dişçi koltuğuyla tanışır. Diş bakımı ve tedavilerinin ömür boyu devam ettiğini düşünürsek çocuk yaşlarda yaşanan tecrübeye bağlı olarak travma yaşayan bir hastanın bu korkuyla ömür boyu mücadele etmesi olasıdır.,

TÜRKİYE’DE DİŞ TEDAVİSİNDE ANESTEZİ

Diş tedavisi diş hekimleri tarafından bugün esas olarak lokal anestezi ile yapılmakta ve çağdaş anestezinin kombine tekniklerini içermediğinden sedasyon, sedo-anestezi gibi hastanın korkularına yönelik ihtiyaçları karşılamakta eksik kalmaktadır. Dolayısıyla bu eksiklik nedeniyle tedavinin yarattığı travma diğer tıbbi tedavilere nazaran çok yüksek olan dişçi korkusu, dişçi koltuğu korkusu, torna freze sesi korkusu, ağız içi müdahale korkusu ve bunları çağrıştıran daha birçok şartlı korku refleksleri hergün artmaya devam etmektedir. Anestezi ile kombine edilmiş bir diş tedavisi süreci için tam donanımlı bir ağız ve diş sağlığı merkezi şartları ve uzman ekipler aranmaktadır. Ülkemizde dişhekimliği hızla ilerleyen bilgi ve teknolojiyi yakalama konusunda katettiği başarılar modern anestezi konusunda malesef geri kalmaktadır. Bugün halen bir çok noktada sadece lokal anestezi ile yapılan tedaviler hastanın anksiyete korkusu ve bunları besleyen frez sesi ve derin duyumları ortadan kaldırmamaktadır.

CERRAHİNİN ŞARTLARI NELERDİR?

Tıbbi bir girişim olarak cerrahi müdahalelerin olmazsa olmaz kuralları vardır. Bu kurallara uymadan yapılan işlemler modern tıbbın sınırları içerisinde yer almaz. Sağlık sektöründe tüm dünyanın tercih ettiği bir lokasyon olan ülkemiz, sağlık bakanlığı nezdinde yapılan sıkı denetim ve kontrollerle ancak bu şartları sağlayan hastanelerde anestezi ehliyetini vermektedir.

GENEL ANESTEZİ Mİ? LOKAL ANESTEZİ Mİ?

Eskiden bir girişim öncesi anestezinin tarzını belirlemek üzere “Genel mi? Lokal mi?” sorusu sorulurdu. Cevaba göre seçilen yöntem uygulanırdı. Günümüzde ise hastanın bazı devlet ve özel hastanelerde ağrısını, hissedeebileceği kötü duyumları, korku ve anksietesini gidermek üzere bütün teknikleri uygulandığı kombine bir sistem kullanılmaktadır. Çünkü her yöntemin farklı avantaj ve dezavantajları vardır. Mesela lokal anestezi fazla ekipman gerektirmediğinden hemen her ortamda uygulanabilirken,genel anestezi için komplike bir ekip-ekipman zinciri gerektiğinden hastane şartları gerekmektedir.

FETHİYE’DE DİŞ TEDAVİSİNDE GENEL ANESTEZİ SUNAN SAĞLIK KURUMLARI VAR MIDIR?

Sağlık bakanlığı bir yandan açtığı ağız ve diş sağlığı merkezleriyle böylesine kapsamlı bir hizmeti halkımıza ücretsiz sunarak sosyal devletin en önemli şartlarından birinii yerine getirirken sınırlı sayıdaki özel diş hastanelerinde genel anestezi altında müdahale yapılabilmektedir. Şehrimizde diş tedavisi alanında modern tıbbın gereklilikleriyle hizmet veren Holident Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, çocuktan yetişkine her hasta için çağdaş diş tedavi tekniklerini çağdaş anestezi teknikleri birleştirerek Fethiyelilerin hizmetindedir.

ÇOCUKLARA ÖĞRETİRKEN GEREKSİZ KORKUTMAYALIM.

Çocuklara zarar verecek şeyleri öğretirken makul bir sınır tutturmalıyız. Örneğin sobanın, sıcak çaydanlığın onu yakabileceğini ne kadar anlatsak da çocuk kendisi denemeden öğrenmez. Bununla birlikte çocukluk dönemi temel korkularından kaybolma ve terkedilme oyunlarının fazla ileri götürülüp çocukta travmaya neden olmamak gerekir. Oyunun da bir haddi var değil mi?

Cezalandırma ve korkutma amacıyla sağlıkla ilgili korkuları çağrıştırmak, sıklıkla tekrarlamaktan kaçınılmalıyız. Yemeğini yemezsen iğne yaptırırım gibi korkular, birgün iğne yaptırmak gerektiğinde anlamsız ve abartılı bir tepki ile karşımıza çıkar. Abartılı korku anlaşma zeminini altında ortadan kaldırır. 5-6 yaşındaki çocuklar yeterli bilgilenim ve güven ortamı sağlanırsa damar yolu açılmasını kabullenebilmektedir. Ebeveynin ve hekimin gerekirse el sırtını biraz sıkıp bu kadar acı duyacaksın,senbuna katlanabilirsin,bu işi birlikte başarabiliriz, Sen buna cesaret edebilirsin gibi destekler,hiç acımayacak,birşey duymayacaksın diye yalan söylemekten daha inandırıcı ve güvenişlem yapılmadan verici olmaktadır.

Diğer bir sıkıntı da çocuğun rahatsızlığı konuşulurken ebeveynin kendi anlamsız korku ve takıntılarınan bahsedip çocuğu önceden korkutmakla kalmayıp hekim veya hemşire daha çocuğa yanaşmadan ay,uf, aman, çok acıyacak diye tezahuratla galeyana getirmesidir. Bu yüzden çocuğa herhangi bir işlem yapılmadan aileyle işlem ve yöntem üzerine bir mutabakat sağlanmalıdır. Böyle durumlarla karşı karşıya kaldığımızda bizim için operasyon öncesi, operasyondan daha zor olabiliyor. Bir Anestezi ve Re-animasyon uzmanı olarak bizim için ikna süreci daha zorlayıcı olabiliyor. Sizden beklentimiz hastaneye öncesindeki süreci yürütmeniz.  Hastaneye geldiğinizde tıpkı bir şurup gibi meyve suyuna eklenen bir bir sedasyon ile sakinleşme sürecini başlatabilir operasyonun tipine göre damar yoluyla anestezi etkisi artırılabilir. Unutmayın özellikle diş tedavisinde çocuklarda sedasyon uygulamaktaki amacımızın önemli bir kısmı çocuklarda tramvatik etkileri ortadan kaldırmaktır. Bu yüzden bu süreç öncesinde lütfen bizimle görüşüp sonrasında sevgili çocuklarımıza tedavi sürecini anlatalım.

BAŞARILI BİR KLOSTROFOBİ TEDAVİSİ.

Fethiye esnafından bir kardeşimiz, yaşadığı ağır klostrofobi (kapalı yer korkusu) sebebiyle uçağa binemiyor, banyo ve tuvaletin hatta yatak odasının kapısını kapatamıyor, asansör kullanamıyor, elbise dolaplarına bakamıyor. Bunun gibi bir çok kapalı ortamda kalma korkusu yaşıyor ve yaşantısını kısıtlayan bu takıntı ve korkularıyla çoğu zaman da arkadaş çevresinde alay konusu oluyordu. Artık kendisinde kapalı yer korkusu kadar, böyle bir korkuyu yaşatacak başka ortamlarla karşılaşma korkusu da oluşmuştu. Derken o korktuğu da başına geldi. Bel fıtığı olmuş, ameliyat olması gerekiyordu. Ameliyathaneye giremem korkusuyla uzun süre ağrılar içinde dolaşmaya razı oldu. Ama hastalık ilerliyor, ağrılar dayayanılmazken bir de ayağın düşer, felç olursun baskısı başlamıştı ve durum ciddiyetini artırıyordu. Hastaneye yattığında merdivenlerden kargatulumba çıkarıp servise yatırdılar.

ESAS SORUN BAŞLIYOR.

Ameliyata karar verilip hastaneye yatılmıştı. Sırada sedyeye yatıp asansöre binmek, ameliyathaneye girip ameliyat sonrası da yine sedye ile tekrar asansöre binip yatağına dönmek vardı. Odasına girdiğimdeyalvarıyordu. “Ne olur bana bunu yapmayın, öldürün daha iyi” diyordu. Önce hafif bir sedasyonla bunların hiçbirinin korkulacak şeyler olmadığı bu korkuların muhtemelen çocukluk döneminde yaşanmış kapalı bir yerde kalma ya da cezalandırmak üzere bir yere kapatılma sırasında duyulan aşırı korku sonucu oluşmuş şartlı bir refleks olduğunu anlatmaya çalıştık. Bu türden çocukluk dönemi travması ile bir çocuğun, pamuktan, sinekten akla gelmedik birçok şeyden korkutulabileceğini ve bunun ileri yaşlarda bu şekilde ortaya çıkan fobilerin kaynağı olduğunu anlattıktan sonra, bunu birlikte yenmenin artık zamanının geldiğini söyleyip sedasyonu derinleştirip cep telefonundan bir oyun havası eşliğinde el ele tutuşup asansöre binip ameliyathaneye girdik. Ameliyat sonrası yine başında aynı müzikle yatağına aldık.

Ertesi gün bir baktık bizim hasta bir kantinde, bir odada bir asansöründe, giremediği tüm kapalı mekanların tadını çıkarıyor. Bir hafta sonra kontrole geldiğinde bana da uğradı. Hediyesi ile teşekküre gelmiş. “Allah razı olsun kurtuldum bu illetten.Sayende hayatta ençok isteyip te yapamadığım birşey vardı.bilet aldım uçağa binip annemi umreye götürebileceğim sonunda” diye teşekkür etti.

Fobialar sonradan edinilmiş şartlı refleksler olduğundan,kişi bu korkunun anlamsızlığını uygun şekilde yaşayarak görürse ondan kalıcı bir şekilde kurtulması mümkün oluyor.Bunu yaşayarak görmesem böyle olacağına ben de ihtimal vermezdim.

KORKU YAŞ DİNLEMİYOR

Altmışlı yaşlarında bir İngiliz bayan onbeş yıldır, aerator ve freze sesinin korkusundan diş hekimine gidemediği için en sonunda ağzında üç tane kanal tedavisi gerektiren ağrılı dişleri onu bize kadar getirdi. Acının şiddetini tanımlamak üzere 10 üzerinden senin acın kaç puan alır diye sorduğumuzda 11 cevabı vermekte ve gene de dişçi koltuğuna oturamamaktaydı. Herşey hazır olunca bayan koltuğa oturdu. Damar yolu açılıp serum takıldı. Sonra sedo anestezi ve lokal anestezileri yapıldıktan sonra müzik dinleyip konuşarak, üç saatte tedavisi tamamlandı.Yürüyerek geldiği dinlenme odasında bir süre gözlendikten sonra evine gönderildi. Günlerdir süren uykusuzluğun ardından uzun süre uyuyakalmış ki, gece yarısı teknisyen arkadaşımızı arayıp teşekkür etmiş. Tedaviye dair pek bir şey hatırlamadığını, ağrısının kalmadığını kendisini çok iyi hissettiğini söyleyip tekrar tekrar teşekkür etmiş.

 

Bir diğer hastamız 5 yaşında bir prenses. Çocuk yaşına ragmen 3 dolgu ihtiyacı bulunuyor. Ailesi çürükler kanallara enfekte etmeden duruma müdahale etmek istiyordu. Bu tatlı hastamız meyve suyu eşliğinde ilaçları aldıktan sonra ameliyathanede balon şişirerek tedaviye hazır duruma geldi. 45 dakikalık sürecin sonunda 3 dolgusu tamamlanmıştı.

Çocuk ya da yetişkin, diş tedavisinde anestezi ve sedasyon ihtiyacı olan tüm hastalarımız için ekibimiz hazır.

STERİLAZYONUN ŞARTI ORTAMIN SIFIRLANMASIDIR

 

Dicle Üniversitesi’nde 5 Yıl Türkiye’nin ilk yanık merkezlerinden birini 1985 yılında açmıştık. Aynı zamanda Yeni Doğan Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesini hizmete açtık. Yeni Doğan Cerrahisi gibi enfeksiyona karşı en duyarlı alanlardan birinde ve yanık merkezi gibi her türlü dirençli hastane enfeksiyonunu barındırabilen yani en enfekte ve bulaşıcı olabilecek bir mekanda enfeksiyona en dirençsiz yeni doğmuş cerrahi bebeklerin bir arada bakılması asepsis ve antisepsinin en yoğun uygulanması gereken ortamlardı. Bu alanda sterilazyonun en ciddi uygulamalarını tecrübe etmiş bulundum. Bu noktada kritik tecrübem bakterinin izolasyonudur. Yani tedavi mekanlarında içeri giriş ve dışarı çıkışın sıfıra indirgenmesidir. Bu tedbir ameliyathane şartlarının üstünde bir strelizasyonu gerektirir. Bu da A’dan Z’ye ortamı sıfırlamaktan geçer.

 

DİŞ AĞRISI BEKLEMEYE GELMİYOR

 

Covid-19 Salgını dolayısıyla hepimizi evlerimizde kalmaya özen gösteriyoruz ancak bir yandan hayat devam ediyor ve zorunlu ihtiyaçlarımız beklemeye gelmiyor. Diş ağrısı gibi mutlak tedavi gerektiren ihtiyaçlar dolayısıyla acil tedavilere hizmet veren Holident Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi uygulanan sterilazyon standartlarına yenilerini eklemiş bulunuyor. Şimdi kısaca sterilazyon önlemlerini açıklayalım:

 

Tedavi aralarında en az yarım saat ara: Tam Sterilazyonun ve havalandırma için aynı klinikteki iki randevunun arasına en az yarım saat havalandırma boşluğu bırakılması.

 

Temizlik ekipmanları: Yalnızca Sağlık Bakanlığı onaylı Medikal temizlik ürünlerinin kullanımı ile kumaş dahil tüm yüzeylere uygulanabilir çamaşır suyu ve türevleri insan sağlığını olumsuz etkiyecek kimyasallar içermeyen%99.9 antibakteriyel özelliğe sahip ürünlerle tüm yüzeylerde günlük ve saatlik klinik ve bekleme alanlarının temizliği.

 

Tek Kullanımlık Kıyafetler: Tüm doktorlar ve asistanların FFP1 maske ve şeffaf koruyucu siper ile tedavi yapması ve tek kullanımlık cerrahi önlüklerin her hasta için kullanımı.

 

Maskesiz dolaşım yasağı: Tüm personel ve ziyaretçilere kapıdan girişiyle birlikte yeni maskelerin verilmesi.

 

Sınırlı Kişi sayısı: Kalabalığı engellemek her gün bir doctor, bir hemşire, bir temizlik personelinin nöbet tutarak çalışması. Uzmanlık gerektiren acil tedavilerde uzman doktor randevu saatinde görev yapıp tedavi sonrası tekrar evine dönmesi.